Dr. Oktay Vural

Erişilebilir Menü:
Navigasyon
İçerik

Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Düşündürdükleri...

8 Şubat 2000

Cumhurbaşkanlığı seçimi, hem başkanlık sistemine, hem de seçim usulüne ilişkin tartışmaları beraberinde getirerek önemli gündem maddesi haline geldi.

Genel olarak ülkemizde başkanlık sistemi isteğinin yakın siyasi tarihimiz içinde temel gerekçesi, siyasi uzlaşmazlıkların, ülkede istikrarı tehdit etmesi ve hatta zaman zaman istikrarı bozmasına sebep olduğudur.

Yakın siyasi tarihimizde, sık sık hükümet değişiklikleri kadar hükümet içinde çatışmacı ve uzlaşma kültüründen uzak yaklaşımların ülkemizi hep yakın belirsizlikler içine sokmuş olduğunu unutmamak gerekir. Ülkeye hizmet için oluşturulmuş koalisyonlar içinde bile siyasi, bazen rakiplerini yok etme bir amaç haline gelmiştir.

Kişisel çekişmelerin siyasi sistemin unsuru haline geldiği, günübirlik siyaset anlayışlarının hakim olduğu bir siyasi yapılanma içinde problemin kaynağı hep sistemin ana gövdesi olduğu düşünülmüş ve haliyle, bunu değiştirme bir çözüm olarak ortaya konmuştur.

Oysa mevcut sistemin istikrar bozucu özelliğinin aslında siyaset anlayışından ve uzlaşma kültürü eksikliğinden kaynaklandığı unutulmuştur. Gerçekten sistem önemlidir, ama sistemi uygulayacak insan faktörü ve bu faktörün yaklaşımı daha da önemlidir. Bir sistem içinde siyasi partilerin temel fonksiyonu, temel ilkelerinden bir sapma olmadan sistemi işletmektir. Bir sistemi işletemeyen anlayışın, bu yapısal uyumsuzluğu devam ettikçe diğer bir sistemi verimli bir şekilde işletmesi ne derece beklenebilir?

Cumhurbaşkanlığı seçiminin yaklaşmasıyla beraber yapılmakta olan başkanlık sistemi tartışmalarının gündemden düşmesinin temel sebebi siyasi ortamın değişmiş olmasıdır.

Elli yedinci koalisyon hükümeti içinde partilerin uzlaşma ve istikrarı ön planda tutması yanında çatışmacı bir siyaset anlayışı takip etmemesi ve iktidar ortağını çökertmenin aracı olarak kullanmaması, siyasi belirsizlikleri ortadan kaldırmıştır. Sistem içinde istikrarı devam ettirmeye yönelik siyaset anlayışının hakim olmasıyla beraber, sistemin doğurduğu temel sıkıntılar ortadan kalkmış ve böylece sistemi değiştirmeye yönelik tartışmalar da heyecanını kaybetmiştir.

Cumhurbaşkanının 5 yıllığına iki defa seçilmesine yönelik değişiklik önerisini de iyi yorumlamak gerekir. Bu öneri sadece günümüz şartlarının bir neticesi değildir. Anayasamıza göre kullandığı yetki itibariyle sorumluluğu bulunmayan bir cumhurbaşkanının milli iradeyi temsil eden yüce Meclis'e karşı ikinci defa seçilme imkanının tanınmasıyla kullanılan yetkilerin sorumluluğuun değerlendirilmesi fırsatını verir ki, bu milli iradenin teessüsü açısından son derece önemlidir.

Cumhurbaşkanını seçme sorumluluğu Meclis'i oluşturan siyasi partilere ait olduğuna göre, bu sorumluluğu siyasi partiler uzlaşma kültürü içinde çözmeyi öncelikle düşünmelidir.

Diğer taraftan cumhurbaşkanlarını seçme sorumluluğunu kullanacak milletvekillerinin vereceği oyu, gizli olmasına rağmen, sadece kişisel tercih ve yaklaşımın sonucu görmemek lazımdır. Kolektif ve uzlaşmacı bir tercihin unsuru olmak daha önemlidir.

Cumhurbaşkanı seçimi tartışmalarının yer aldığı yelpaze içinde, seçimi siyasi bir çatışma haline getirmek isteyenler, parti içi mesele gibi değerlendirenler, kişisel ihtiras noktası olarak görenler, asıl tercihlerini saklamak zorunda onlanlar yer almış olabilir.

Bütün bunlara rağmen, seçimi yozlaştırmadan ve siyasetin çatışma alanı haline getirmeden, uzlaşma kültürü içinde yüce Meclis cumhurbaşkanını seçecektir. İstikrar ve uzlaşmaya dayalı siyaset anlayışı milletine hizmete devam edecektir.

27.05.2007. 18:41

Bu metne ait bir yorum bulunmamaktadır.

Yorum yaz

:

:

:


5 + 3 =

Ehliyet X Sürücü Kursu - Ankara - http://www.ehliyetx.com/

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Dr. Oktay Vural | Tasarım: Eren Yaşarkurt

Sitemiz XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Standartları İle Uyumlu Olarak Geliştirilmiştir