11 0cak 2000
On sekiz Nisan seçimleri akabinde MHP'nin öncelikli hedefi olarak istikrarın uzlaşma ve güvene dayalı siyasi ayağı sağlanmıştır.
Ekonomik istikrarın tesisi amacıyla da 1999 yılında önemli ekonomik kararlar alınmış ve yapısal reformlar uygulamaya konulmaya başlanmıştır.
Enflasyonla girilen mücadelede yaşanan en büyük sorunlardan biri; geçmiş enflasyonun gelecekteki enflasyonu belirlemesi ve geçmişe yönelik endeksleme alışkanlığının bertaraf edilmesidir. Döviz kurlarının önceden açıklanmasıyla bu sağlanırken, piyasalara güven ve istikrar gelecektir.
Ayrıca, enflasyon hedefine yönlendirilen kur sistemine geçilmesiyle yurtiçi faizler üzerindeki risk priminin önemli bir bölümü kaybolacaktır.
Reel faiz artmadan, dolarizasyon olmadan, piyasaya liranın hakim olmasıyla; yüksek fazi - düşük kur ve yüksek kur - düşük faiz ile oluşan saadet zincirlerinin kırılması, tarihi bir dönüm noktası teşkil edecektir.
Programın 18 ay sonra devalüasyonu öngördüğü savı yanlıştır. Böyle bir yaklaşımı doğru gösterme gayreti ise, 1994'te yapılan hatalardan ders alınmadığını ortaya koyuyor. Programın sonunda, Türk lirasının istikrarlı satın alma gücüne hakim olacağını unutmamak gerekir.
Ekonomik programın en büyük özelliği, ilk defa gelir ve fiyat politikalarıyla desteklenmiş olmasıdır.
Enflasyon ve reel faizin indirilmesine yönelik sıkı para politikasını; kamu zamlarını ertelemeyi, çiftçiye doğrudan gelir transferini ve kiraların sınırlamasına yönelik kararları serbest piyasa ekonomisinin sonu görmek son derece yanlıştır.
Bunların tamamı, sağlıklı ve dış piyasalarla uyumlu bir piyasa ekonomisinin işlerliğini temin etmek içindir. Programın hedefe ulaşmasıyla, enflasyon lobisi ve rantiye kesimi hariç, herkes karlı çıkacaktır.
Şüphesiz, karar almak kafi değildir. "Uygulama" daha önemlidir. Kararlı olmalı ve yapısal reformlara devam edilmelidir.
Enflasyonla mücadele ve istikrar programının olumlu sinyallerini daha 2000 yılının ilk günlerinde çok açık bir şekilde almaya başladık. Bununla beraber son derece kritik adımlar atılması gerekir.
Gelir ve fiyat politikalarının başarılarının kalıcı olması kamu harcamalarının da azaltılmasından geçtiği, kamu kesiminde verimliliğin ve etkinliğin temin edilmesinin son derece önemli olduğu göz ardı edilmemelidir.
Programın kamu harcamalarına yönelik hedefine ulaşması için, anlamsız olan tasarruf genelgeleri yerine, sürdürülebilir etkin bir "harcama stratejisi" uygulanmalıdır.
Özelleştirme, hem kamuya gelir kazandırma hem de kamu harcamalarında azalma meydana getirebilecek çok yönlü bir mahiyete sahiptir. Bu bakımdan, özelleştirme ile devlet yapısında yılda en az 5 milyar dolarlık küçülme gerçekleştirilmelidir.
Nihayet, ekonomik istikrarın devamı için, siyasi istikrarın sürdürülebilirliğinin son derece kritik bir role sahip olduğu unutulmamalıdır. Türk devleti ve milletinin bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelik akılcı, kararlı ve sabırlı mücadelenin sonuna gelinmiştir.
Milletlerin yaşama şansına kasteden oyunlara kararlılıkla son noktayı koyalım. Göreceksiniz ki, her şey kolaylaşacaktır. Hukuki bir vetireye siyasi mahiyet kazandırılmamalı ve politik konjonktürler için malzeme verilmemelidir.
Aksi takdirde, siyasi istikrarı ve toplumsal direnci rahatsız edecek birbirini takip eden başka adımlar gündeme gelebilecektir.
Bölücülük ve enflasyonla mücadelenin kazanılacağına toplumun tamamı inanmıştır. Bu inanç başarının temelidir. Tarih ve milletimiz, hem milletlerin yaşama şansına kastedenlere hak ettikleri dersi verenleri, hem de milletin ekonomik sorunlarının çözülmesinin yollarını açanları unutmaz.
Tarih ve millet önüne böyle çıkmak sizce daha akıllıca değil midir?
27.05.2007. 18:23
Bu metne ait bir yorum bulunmamaktadır.
Ehliyet X Sürücü Kursu - Ankara - http://www.ehliyetx.com/
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Dr. Oktay Vural | Tasarım: Eren Yaşarkurt
Sitemiz XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Standartları İle Uyumlu Olarak Geliştirilmiştir
Yorum yaz