Dr. Oktay Vural

Erişilebilir Menü:
Navigasyon
İçerik

"Kuzu Kuzu" Gitmek, "Tıpış Tıpış" Dönmek

Dış politikaların yürütülmesi iç politikalara benzer yöntemlerle yapılmaz. İç sorunlarınızın çözüm insiyatifinin yoğunluğu sizin elinizdeyken, dış ilişkiler elinizdeki kozların değer ve sayısı ile bağıntılı olarak karmaşık ve dikkat gerektirir.

Henüz yeni kurulmamış ise devletlerin işgal ettikleri bir uluslarlarsı pozisyonu ve ağırlığı vardır. Bu pozisyon devletin kuruluşundan itibaren ağır, sabırla ve dengeli bir şekilde gelişerek “devletler liginde” yerini almasını sağlar.

Türkiye Cumhuriyeti de 85 yıllık süre içinde sürekli kaynayan ve birbirine üstünlük sağlamaya çalışan bu karmaşık arenada vakur, akılcı ve maceradan uzak bir siyaset ile günümüze kadar gelmiştir. Tıpkı bir futbol maçı gibi uluslararası siyasette bir müsabakada ile beş puan almak mümkün değildir. Yükselmek adım adım ve sabırla düğümleri çöze çöze ilerlemekle mümkündür. Bu açıdan güçlü devlet geleneğine sahip ülkelerde dış politika sorunlarını çözmek için bir sihirli değnek aranmaz. Çünkü bugün dünün eseridir, yarın da bugünün eseri olacaktır.

Devlet kültürü, tarih perspektifi ve yönetim kültüründen mahrum yöneticiler için geçmiş hep kötüdür ve yanlışlarla doludur. Doğru yalnızca onların yaptıkları ve yapacaklarıdır. Nitekim bugünkü iktidar geçmiş yöneticilerin Ermeni sorununda ihmallerini, Kıbrıs’ta inatlarını, AB sürecinde istikrarsızlıklarını öne sürerken kendi yaptıklarının bir diplomatik devrim olacağını beklemektedir.

Şimdiye kadar yürütülen diplomasinin elbette eksikleri vardır. Ancak bunları düzeltmek “kazan kazan” , “bir adım önde olmak” gibi daha önce kimsenin aklına gelmemiş mucizevi formüllere bel bağlamakla olmaz.

Tüm devletlerin olduğu gibi Türkiye’nin de dış politikası, uzlaşmazlıklar, çatışmalar, gerginlikler ya da jestler, tavizler ve iyiniyet çabalarının ulaştığı bir kararlılık ve denge noktasıdır.

Diplomatik denge bir terazi gibi eşit düzeyde durmaz, ilişkinin türüne göre eğimli bir denge de olabilir. Bu dengenin muhafazası istikrarlı bir dış politika ile sabırla ve zamanla sağlanmıştır.

Siz bu birikimi yok sayarak elinizdeki tüm enstrümanları harcamak sureti ile dış politika yaptığınızı sanarsanız sonuçta bugün olduğu gibi nekadar düğümlenmiş, örtülmüş, dondurulmuş, ertelenmiş sorunlarınız varsa hepsi aynı anda karşınıza çıkar. Bugün yaşadığıımız gelişme bundan ibarettir.

Hükümet tüm dış politika sorunlarımızı hatta sorun olmayan konularımızı bile çözmek adına sandığı aralayınca bütün kötülükler “Pandoranın Kutusu” gibi ortaya dağılmıştır. Ermeni sorununun fazla bir diplomatik huzursuzluk konusu olmadan denge noktasında bekliyorken bugün karşımıza çıkarılması, Kıbrıs ile ilgili zamana bırakılmış hususların çözümü adına verilen tavizlerle çıkmaza sokulması, Avrupa Birliği ile ilişkilerin istikrarını bozacak bir teslim politikası ile açmaza girmesi geçmişte tek tek karşılaşıp çözüm aradığımız bu konuların hepsinin aynı anda karşımaza “paket” olarak çıkması iktidarın ilkesizliği ve tutumundandır.

Bu ilkesiz ve teslimiyetçi tavır, ülkemizle hesabı olan tüm güçlerin dondurmuş oldukları sorunlarının çözümü için iştahlanmalarına neden olmuştur. İktidarın zayıflığını fırsat bilen ülkeler sorunlarının çözümünü öne çekmişlerdir.

Bu derece üst üste taviz taleplerinin gelmesi ve dayatmaların artması, ülkenin aşağılanması, milletin küçümsenmesi ancak savaş mağlubu olarak masaya oturtulmuş bir devletin çaresiz adamlarına reva görülebilir.

Türkiye ne kaybedilen bir savaş mağlubu, ne kaynaklarını yabancılara peşkeş çekecek sömürge artığı, ne de başka milletlerin müsamaha ve merhameti ile kurulmuş lütuf Cumhuriyeti’dir.

Kendi siyasi vizyon ve heyecansızlıklarının başkalarında da olduğunu zanneden iktidarın söylediği gibi hiçbir güç Türklerin elinden herhangi bir coğrafyayı “kuzu kuzu” alamaz, ama bu teslimiyetçi zihniyetin sahipleri süt dökmüş kedi gibi suçluluk duyarak gittikleri yurtdışı turistik gezilerden talimatlanmış olarak “tıpış tıpış” dönerler.

28.05.2007. 15:40

Bu metne ait bir yorum bulunmamaktadır.

Yorum yaz

:

:

:


6 + 6 =

Ehliyet X Sürücü Kursu - Ankara - http://www.ehliyetx.com/

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Dr. Oktay Vural | Tasarım: Eren Yaşarkurt

Sitemiz XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Standartları İle Uyumlu Olarak Geliştirilmiştir