Dr. Oktay Vural

Erişilebilir Menü:
Navigasyon
İçerik

Milletimiz, Egemenliğimiz...

23 Nisan 2005

Parlamenter sistemlerin ve demokrasilerin vazgeçilmez koşulu millet egemenliğidir. Bu egemenlik ülkemizde TBMM’nin kurumsal ve kutsal çatısı altında temsil edilir. Aziz milletimiz kendisini ve ülkesini daha ileri götüreceğine inandığı kadroları bu çatı altında göreve getirmek için oy verir. Ancak, seçim milli egemenliğin tezahürü için bir gerek olmakla beraber asla yeterli değildir.

Milli egemenlik, Türk Milletinin inançları, idealleri, beklentileri ve yaşama arzusunun da şekillendiği bir niteliği de taşımalıdır. Aksi halde yalnızca seçildiği için halka rağmen siyaset izleyenler, seçilmenin milli temsil sorumluluğunu gösteremeyecek kadar ağırlık taşıyamayanlar özellikle iktidarda iseler ülkeyi hesapta olmayan ve dönüşü bulunmayan maceralara yöneltebilirler. Bu açıdan seçilenlere düşen görev şahıslara, zümrelere, sınıflara hizmet ve dayanma değil milletin tamamını kucaklama ve değerlerini temsil edecek şekilde milletin mutluluğu ve devletin bekasını koruyacak siyaset izlemektir.

Milli egemenliği temsil edenlerin öncelikli görevi egemenliğin kaynağını ifade eden milletin varlığını sürdürmesini temin etmektir. Milletin temsilcilerinin milletin varlığını tehdit eden gelişmeler karşısında aciz kalması durumunda bu tercihin milli iradenin bir sonucu olarak kabul etmek mümkün değildir. Böyle bir yaklaşım milli iradeyi temsil etmez, olsa olsa kullanmış olur.

Böyle olmakla beraber demokrasilerde yöneticilerin kalıcı olamayacağı da açıktır. Gerek dünyanın, gerekse Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi tarihi büyük umutlarla seçilerek iktidara getirilmiş, ancak karşılanamayan beklentiler nedeniyle iktidarı halk tarafından seçimle elinden alınmış siyasetçilerle doludur. Bu demokratik parlamenter sistemin bir faziletidir.

Milletin egemenliği bir yönetim biçimi olmakla beraber, bir anlayışı, bir vizyonu, bir kavrayışı da içinde barındırır.

Günümüzde, seçilme ve yönetme arasındaki ilişki öylesine kendini kabul ettirmiş bir yapıdır ki halktan kopmuş demokratik olmayan ülkelerde bile parlamento vardır ve sözde seçilmiş kişiler halk adına halkı yönetebilmektedir. Oysa parlamento, yalnızca kurumsal bir yapı; seçim ise karar kılma eylemi değil, kutsal bir kavramdır. Meclisin kutsallığı milletin tüm fertlerinin maddi ve manevi değerlerinin temsil edildiği bir erdem, ahlak, inanç, ülkü manzumesi olmasından gelmektedir.

Bu konuda Atatürk Nutuk’ta milli egemenliğin milli onur ve haysiyet ile ilişkisini şöyle belirtmiştir: “Bir millet, varlığı ve hukuku için bütün kuvvetiyle, bütün fikrî ve maddî güçleriyle alâkadar olmazsa, bir millet kendi kuvvetine dayanarak varlığını ve bağımsızlığını temin etmezse şunun, bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz. Millî hayatımız, tarihimiz ve son devirde idare tarzımız, buna pek güzel delildir. Bu sebeple teşkilâtımızda millî güçlerin etken ve millî iradenin hâkim olması esası kabul edilmiştir. Bugün, bütün cihanın milletleri yalnız bir egemenlik tanırlar: Millî egemenlik!”

Bu itibarla TBMM üyelerine düşen milli görev, Türk milletinin ve devletinin varlığını tehlikeye atacak serüvenlerden uzak durması, milletin duygu ve düşüncelerinin yankı bulacağı bir milli hassasiyetin parlamentoda şekillenmesini sağlamaktır. Böyle bir temele dayalı olmak kaydıyla farklı görüş ve düşünceler ile tercihlerimizle vatandaşlarımızın sorunlarını çözme yolunda rekabet edebilmek daha ileriye yönelmemizi sağlayacaktır. Aksi takdirde gerilememiz kaçınılmazdır.

23 Nisan 1920’de, milletin temsilcileri olan kahramanlar, gücünü halktan alan, ve halka doğru bir siyaset izleyerek milli egemenliği tesis etmişlerdir. Sevincini çocuklarımızla paylaştığımız TBMM’nin kuruluşu, bu açıdan Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milletinin ebediyetinde çok önemli bir başlangıç noktasıdır.

Milli egemenlik Türk milletinin yol haritasıdır. Bu yol haritasının anlamını bilen ve tarihte gereğini yapan, Anadolu’nun kucaklaştığı efeler diyarı EGE, bayramımız kutlu olsun.

28.05.2007. 15:03

Bu metne ait bir yorum bulunmamaktadır.

Yorum yaz

:

:

:


6 + 2 =

Ehliyet X Sürücü Kursu - Ankara - http://www.ehliyetx.com/

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Dr. Oktay Vural | Tasarım: Eren Yaşarkurt

Sitemiz XHTML 1.0, CSS 2.0 ve Section 508 Standartları İle Uyumlu Olarak Geliştirilmiştir