AKP ile PKK, Öcalan ile Başbakan arasında siyasi çözüm adı altında varılan mutabakat, bir siyasi özerklik projesidir. Bu özerklik projesini meşrulaştırmak için zaman kollandığı ortaya çıkmıştır. Söz kesilmiş, nişan takılmış, nikah merasimi hazırlıkları yapılmıştır. Barzani’nin nikah şahidi olarak çağrılmasının da planladığı açıktır

PKK, ‘Türkiye’nin bölünmesinde AKP kılavuzlarıyla, Erdoğan ile anlaştık’ diyor. Bütün bu ifadelere karşısında AKP kılavuzlarının ağzını bıçak açmıyor. Bu açıklamalara ses çıkarmayanların, ihanette yola devam kararı verdiklerini herkes görmelidir

AKP PKK ortaklığı ile bir Kürdistan inşa edilmekte, devlet içinde devlet, millet içinde millet oluşturulmaktadır.

PKK’nın siyasi uzantıları özerklik yasası çıkacak diyorlar.

Siyasi özerklik ülkenin bölünmesine giden yol demektir. “Ey MGK: Bu özerklik konusunda üniter devlet yapımıza sahip çıkılacağına ilişkin bir irade beyanı yapmaktan niye imtina ediyorsunuz?” Ülkenin doğusunda paralel devlet oluşuyor, siz hayali paralel yapılarla milleti uyutuyorsunuz.

Her fırsatta MHP’ye çemkirenler “özerklik” talepleri karşısında “süt dökmüş kedi gibi”. Buradan Başbakan’a soruyorum: Öcalan ile vardığın özerklik mutabakatı karşılığında ne taahhüdü aldın? Cumhurbaşkanlığı koltuğuna çıkmak için mi bunun altına imza attın? Ya bunları yalanlayın ya da ‘biz bebek katilinin her dediğini yerine getiriyoruz, PKK ile koalisyon hükümetiyiz’ itirafında bulunun”

Gayrimilli odaklarla işbirliği yaparak, devletin dışındaki odaklarla işbirliği yaparak devletin ve milletin yapısını değiştirmek isteyenler, Çankaya Köşkü’ne doğru yürüyüşünde PKK’dan medet umarak özerkliğe ses çıkarmayanlar bilmelidir ki, Biz MHP olarak böyle bir sürece müsaade etmeyeceğiz, Şehit kanlarıyla kurulan bu devlet bölünmeyecektir. Milli, üniter devletin içinde kaçak inşaata izin verilmeyecektir. Diyarbakır Ankara’dan, İzmir Hakkari’den, Konya Muş’tan kopartılamayacaktır.

Dört eski bakan ile ilgili fezlekeleri incelemek için mahkemeye başvurduk, Ankara 11. İdare Mahkemesi’nin yaptığımız başvuruyu kabul ederek Meclis Başkanlığından savunma istedi. Fezlekeleri milli iradeden, milletvekillerinden kimsenin saklamaya hakkı yoktur.