MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Rüşvetçilerle bölücüler el ele milletin malını, mülkünü; egemenliği, toprağını paylaşma içerisindeler” dedi.

Vural, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, bugün Cumhuriyet tarihinin en kötü ikinci cari işlemler açığının yaşandığını ifade etti.

“Kırılgan ekonomi var. Başbakan, havuzların derdine düşeceğine, ekonominin, vatandaşın derdine düşse daha iyi olacak” diyen Vural, ABD Merkez Bankası’nın son raporunda Türkiye’nin en kırılgan ekonomi içerisinde gösterildiğini belirtti. Vural, “Ekonomide önemli bir riskle karşı karşıyayız” dedi.

Yolsuzluk faturasının da vatandaşın sırtına yüklendiğini savunan Vural, “Vur babam vur” diye konuştu.

“Mızrağın boyu çuvalın boyunu fersah fersah aşmıştır” ifadesini kullanan Vural, bir şirketle ilgili gündeme gelen iddialara değindi.

Vural, Başbakan Erdoğan’a, “Etiler Polis Okulu arazisinin ihalesiz alınabilmesi için kanunda değişiklik yapılması için görüşme oldu mu olmadı mı? Efkan Ala’ya bu konuda bir talimat verdiniz mi? Kimin, hangi ihalelerini takip ediyorsunuz? Oğlunuz, söylendiği gibi bu şirketin iliştirilmiş ortağı mı?” sorularını yöneltti.

Kamu bankalarının paralarının “yandaş havuzlara doldurulduğunu” öne süren Vural, “Ziraat Bankası’nı ihale havuzlarının içerisine kredi veren kuruma dönüştürmek, bu bankanın itibarın zedeler. Genel Müdür ‘çakayım mı bunlara’ diyor. Kime ne çakıyorsun? Birilerini tehdit mi ediyorsun? Zaten çiftçilere, köylülere çakmıyor musunuz? ‘Çakayım mı Mehmet abi…?’ Millete çakıyorsunuz” diye konuştu.

“Başbakan’ın, ihaleye giren iş adamlarına bakan aracılığı ile çöktüğünü” iddia eden Vural, “Ziraat Bankası Genel Müdürü ‘gayrimenkul istemedim’ diyor. Çiftçiden tarlasını istiyorsunuz, iş yerlerine haciz yapıyorsunuz. Bankalar Erdoğan’ın çifliğine dönüşmüş” dedi.

Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, 17 aralık operasyonu sürecinde çelişkili açıklamalar yaptığını söyleyen Vural, “Nazar etmeyin, sizin de olur üç beş kuruş nedir ki? Bir trilyon eski para mı yeni para mı? Paradan altı sıfır attık demişlerdi. Meğerse milletten sıfırları attılar, kendilerine eklemişler” ifadelerini kullandı.

Vural, “Ne kadar savcıları değiştirirseniz değiştirin, bu işin içinden sıyrılamayacaksınız. Savcıdan kurtulsanız, vicdan azabından kurtulamayacaksınız. Ondan kurtulsanız tarihin azabından kurtulamayacaksınız. Ondan kurtulsanız Allah’ın gazabından kurtulamayacaksınız” dedi.

Vural, “Şehzade Mustafa’nın başına gelenlere bakın, ne zaman ne olacağı belli olmaz” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın “ahlaksızca kaset siyasetini sürdürmeye devam ettiğini” öne süren Vural, “İbrahim Faruk Bayındır kimdir? Kirli internet siteleriyle ne bağlantıları vardır? Bu kirli siteleri alan hangi yapının ele? Bayındır’ın şu günlerde bir istihbarat örgütüyle ilişkisi var mıdır? Kuzey Irak’a gidip geliyor mu? MHP’nin önündeki siyah araba… Nerede istihbarat, nerede hükümet?” diye sordu.

Vural, bu olaylarla ilgili savcılıkları başvuru yaptıklarını ancak bir sonuç çıkmadığını ifade etti.

İş adamı Latif Topbaş’ın açıklamalarına hatırlatan Vural, “(İki villa arasındaki mesafe 9, 10 metre olsun) derken ne yapacaksın? Elinle iki binayı birbirinden mi uzaklaştıracaksın? Ne planı bu? Bunların bir villa planı ve hazırlığı olduğunu net ortaya koyuyor” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın MHP’li bir grup başkanvekilinin kasedini durdurduğuna yönelik sözlerine de şu karşılığı verdi:

“Böylesine bir iftirayı ortaya atan, şeref ve haysiyet celladı ve yoksunudur. Bizim ailemize, edebimize dil uzatacak birisi öncelikle kendisi hakkındaki iddialara cevap vermelidir. 2007′den beri grup başkanvekiliyim. Allah’a hamdolsun ki böyle bir şey olmadı ama böyle bir şey varmış gibi kabul eden bir zihniyet var. Bundan davası olacağız, Allah nezdinde bundan davacıyız. İmam Hatip’i bitirmiş ama iftira hatibi olmuş. Çünkü imam hatibe gitmek yerine top sahalarına kaçıyormuş. Eline, beline, diline sahip çıkacaksın. Haddini bileceksin. Biz senin gibi şeref ve haysiyet fukarası değiliz. Bunun hesabını verecek. Bununla ilgili hukuki süreci başlattık.”

Vural, eşi, iki çocuğuyla birlikte, Başbakan Erdoğan hakkında ayrı ayrı 100′er bin liralık tazminat davası açacaklarını bildirdi.

Vural, “Erdoğan bunu havuzundan mı öder neresinden öder, bankasından mı öder ne yapar? Bu iftira hatibine, şeref ve haysiyet celladına hukuk tokadını vurmalı” ifadelerini kullandı.

HSYK ile ilgili değişikliğin yürüyen mekanizmaya müdahale amacı taşıdığını, bu girişimi rüşvet ve yolsuzlukları korumak için yargı darbesi olarak gördüklerini belirten Vural, “Bu süreçte yargıyla ilgili hiçbir şey getirmeyin, yargıya müdahale etmeyin” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı’nın HSYK teklifini iade etmesi gerektiğini söyleyen Vural, hukuki boşluklara fırsat vermemek için Anayasa Mahkemesi’nin de bir başvurunun ardından ivedilikle ve öncelikle bu konuyu ele alması gerektiğini savundu.

Vural, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Özerkliği inşa edeceğiz” açıklamasına ilişkin bir soru üzerine de , “Erdoğan ve Öcalan birlikte Kürdistan’ı inşa ediyorlar. Bunlar Oslo’da konuşulmuştu. Acaba Oslo’daki görüşmelerde Öcalan da var mıydı? Ya onun olduğu bir fotoğraf da çıkarsa? Olabilir, belli olmaz. Rüşvetçilerle bölücüler el ele milletin malını, mülkünü, egemenliği, toprağını paylaşma içerisindeler” dedi.

Diğer HABERLER