“ Oktay Vural: (Başbakan’a…) “Terör örgütünden hayır mı bekliyorsun? Böyle bir kafayla terörle mücadele edilebilir mi? Bombalamalar hayra mı alamet? Örgütten hayır beklenmez. Terör örgütü şer, fitne ve cinayet örgütüdür. Örgüte karşı sabır ne demektir?”…”Kılıçdaroğlu’nun Afyon’daki patlamaya ilişkin tespitiyle, Veysel Eroğlu’nun olaydan sonra ‘yere düştü patladı’ deyişinin arasında fark yok.” „

 Oktay Vural düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Her toplantıda başsağlığı dilemek rutin hale geldi. Bu terörün yarattığı acımasız sürecin geldiği nokta” diyen Vural, terör karşısında tüm milletin dimdik durması gerektiğini vurguladı. Vural, “MHP olarak, terör örgütünü cesaretlendiren her adımın karşısında durduk. Terörle mücadeleyi kazanacak yürekte askerimiz, polisimiz ve dimdik duran milletimiz vardır. Ancak siyasi iradenin de söylemleri konusunda tavrı ve duruşu olmalıdır. Örgüt bombası ve silahıyla konuşuyor. Teröre karşı millet kazanmalı, demokrasi kazanmalı. Bu nedenle milletimiz ‘bıçak kemiğe dayandı’, ‘sabrımız taştı’ söylemlerinden ziyade, örgütün etkisiz hale getirilmesini bekliyor” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bir yere kadar sabrederiz. Sonra külahları değişiriz. Terör örgütünün yaptıkları hayra alamet değil” sözlerini de eleştiren Vural, Başbakan’a “Terör örgütünden hayır mı bekliyorsun” şeklinde seslendi. Vural, “Böyle bir kafayla terörle mücadele edilebilir mi? Bombalamalar hayra mı alamet? Başbakan’ın şapkasıyla, terör örgütünün şapkası nasıl değişebilir? ‘Bozuşuruz ha’ diyor. Anlamı bu. Külahları değiştirmek, açın TDK’ya bakın, bir anlaşma mı var ki. Örgütten hayır beklenmez. Terör örgütü şer, fitne ve cinayet örgütüdür. Örgüte karşı sabır ne demektir? İslam inancında kötülükleri defetmede çabuk ve acele davranmak gerekir. Başbakan bunları yazanları gözden geçirmelidir. Örgütten medet umacak bir durumda izlenimi yaratan söylemlerden vazgeçilmesini, terör örgütüne karşı daha kararlı bir tutum ve söylem bekliyoruz” diye konuştu.

“Başbakan manşetlere çıkmaktan başka bir şey düşünmüyor. 25 şehidimiz var sen 25 kavşaktan bahsediyorsun” diyen Vural, “Başbakan il başkanları toplantısında yine kızdı. Gazete manşetlerinde, yapılan 25 kavşaktan neden bahsedilmediğini sordu. Bu şehitler önemsiz mi? 9 Eylül’de Başbakan 384 haberde yer almış. Başbakan 11 günde 5355 habere konu olmuş. Bu haberlerin reklam eşdeğeri 34,1 milyar dolar. Bir zamanlar ‘Başbakan Süleyman, Süleyman hep Başbakan’ şeklinde bir söylem vardı, Başbakan da ‘ Recep Tayyip hep manşet, hep manşetler Recep Tayyip’ olsun istiyor. Bu doyumsuzluk ve tatminsizliğin göstergesidir” şeklinde konuştu.

Afyonkarahisar’da yaşanan patlama sonrasında Genelkurmay Başkanı’na hediye veren vali ile ilgili de eleştirilerde bulunan Vural, “Askeri yetkililerin görev yerleri değişti de, vali ne zaman gidecek? Milletin içini yaralayan, hediye alışverişi yapan valiye ne yapacaksınız? Millet valiye kızınca, Başbakan da kızdı. Bülent Arınç ise valiye ‘alaturka’ dedi. Sen alafranga mısın? Valinin davranışı alaturka değil, aymazlıktır, işgüzarlıktır” dedi.

Eğitimin günübirlik kafalar tarafından yönetilir hale geldiğini savunan Vural, “Mini mini 5,5 yıllıklar mağdur, öğretmen, öğrenci mağdur. ‘Dershaneleri kaldıracağız’ diyorlar ancak önce sınavların kaldırılması gerekir. MHP’nin programında da, seçim beyannamesinde de de sınavsız üniversite yer alıyor. Senin programında da, seçim beyannamende de bu yok. Acaba bu fikri nereden aldın? Eğitim sistemi oldu bittiler ve ne yaptığını bilmeyenlerle yürütülmez” dedi.

Açık liselere kimlerin gideceğine ilişkin Başbakan ile Milli Eğitim Bakanı’nın sözlerinin çeliştiğini iddia eden Vural, Başbakan’ın 18 yaşın altındakilerin de gidebileceğini söylerken, Dinçer’in ancak öğrenim çağı dışındakilerin gideceğini ifade ettiğini ileri sürdü. Vural, ‘‘Hangisi doğru? Peki vatandaş ne yapsın. İşte tablo bu. Türk eğitim sisteminde yapılan günübirlik oldubittiler mağduriyet oluşturuyor. Herkes ayrı telden çalıyor. Olan da vatandaşımıza oluyor” dedi.

Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Afyonkarahisar’daki patlamaya ilişkin iddialarının sorulması üzerine şunları söyledi: “Biz sorumlu siyaset yapıyoruz. Şüphelerle kafaları karıştırmak yerine idari ve adli bir soruşturma neticesinde gerçeklerin ortaya çıkmasını bekliyoruz. Bu iddiaların kime ne faydası var? Konuyu böyle değerlendirmeyi uygun görmüyoruz. Somut bilgiler gerekiyor. Kaza mı, sabotaj mı bilgiye dayalı konuşmak lazım, toplumu yanlış yönlendirmeyelim. Bunlardan siyasi manevra alanı çıkartmak doğru değil. Kılıçdaroğlu’nun tespitiyle, Veysel Eroğlu’nun olaydan sonra ‘yere düştü patladı’ deyişinin arasında fark yok.”

Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haşimi’nin hakkında verilen idam kararına rağmen Türkiye’de bulunmasına ilişkin görüşleri sorulan Vural, şöyle konuştu: “Hükümetin bu yaklaşımı hukuki olmaktan öte, siyasidir. Kararı yok kabul etmek düşündürücü, muhakkak adil yargılamanın temin edilmesi gerekir. Bu kararı tanımamakla siyasi davranış ortaya konmuştur. Başbakan Haşimi’ye ‘öteden beri dostumuz, kardeşimiz’ dedi. Esad’la ilgili olarak da aynı şeyleri söylemişti. Bekleyip göreceğiz.

 

Diğer HABERLER